Ana içeriğe atla

Çıplaklar Kampı Deneyimi; Şortu da Çıkarıyormuyuz?







     Bu yazı diğer gezi yazılarından farklı bir yazı olucak. Şurda şu var, burda bu var türü bir yazı değil. Yazımızın konusu Nüdizm yani çıplaklık; o yüzden rahatsız olan varsa makalenin geri kalanını okumaması rica/tavsiye olunur.

     Avrupa sadece doğal güzelliklerden, etkileyici sanat eserlerinden,gece hayatından ibaret biyer değil. Çok özgür.Hatta geçen seneydi sanırım belediye başkanının biri ,Avrupada ki özgürlüklerden rahatsız olan varsa, bavulunu toplayıp s.tirip gitsin" dedi. İşte bu özgürlüklerden, rahatlıklardan biri de tümüyle çıplak kalabilmek ve bunun yaşanabileceği mekanlar.

Çoğumuz yaz gelince bikiniyi,şortu,mayoyu giyip kendimizi deniz kenarına atmayı düşünürüz. O sıcaklarda yapılacak en iyi şeydir.

Avrupaya ilk gidişimden önce burdan bir hocam "Boşuna umutlanma.İtalya koyu katolik,kızları üstsüz denize sokmuyorlar" demişti. Sonra yaz geldi,sahildeyim; bu lafı aklıma geldi "Yanıldığınız çok açık hocam" dedim kendime.
Ama benim bahsettiğim şey üstsüz dolaşmak değil.Tümüyle  çıplak olmak. Avrupa da gördüğüm tümüyle çıplak denize girilen ilk yer Barcelona oldu. İlk gün öğleden sonra vardım, rastladığım türklerden bazıları bana söylediğinde "hadi canım" filan demiştim ama ertesi gün kendi gözlerimle gördüm. O manzarayı ilk gördüğümde tüylerim diken diken olmuştu. İlk şoku atlattıktan sonra baktım; erkekler neyse de genç kızlar sadece üstsüz geziyorlar ama ispanyada 30-35 yaş üstü bayanlar "Allahın bildiğiniz kuldan saklamamak lazım" mantalitesiyle sereserpe bir durumdalar.
Avrupa ve Amerika da Woodstock vb.. festivaller ya da Rainbow türü doğa buluşmalarında çıplaklık oluyor ama bir de çıplaklar kampı diyebileceğimiz sahiller var.
Ben de ilk fikir telefonu karıştırırken bu konuyla alakalı bir makaleye rastlamamla oldu. Araştırdım filan.Zaten bahardı o esnada, ve böylece yaza gitmeye karar verdim. Tatil için gideceğim ülkede böyle bir tesise 2 gecelik rezervasyon yaptım.
Böyle kumsallar genelde turistik tesis ya da ada kumsalı oluyor. Ve o gün gelip çattı.Gittim ada da indim,resepesiyona doğru yürüyorum ilk manzarayla karşılaştım. Bi şok daha.Sadece sahilde değil ada genelinde tümüyle çıplak dolaşılıyor.Gerildim epey.

Resepsiyondaki bayan yarım bir türkçeyle "Hoşgeldiniz Beyfendi, Rahat olun" dedi. Allah'tan personel giyinik. Bambudan ahşap iki katlı evler var.Beni yerleştirdiler. Hava bunaltıcı derecede sıcak. Şortumu giydim.Havlumu aldım sahile yürüyorum.Yaklaştıkça manzara belirginleşiyor ama ben hala isteyen çıkarıyordur saflığındayım. Altın gibi kumsal fazla kalabalık yok.Gecelik ücretler 45 Euro civarıydı. Kumsala bi vardım. Yüce Tanrım cennettemiyim acep modunda,ağzım açık durumdayım. Normalde sağım solum gözükmesin diye eteğini çekiştiren hatunlar sere serpe güneşleniyor. Manzara inanılmaz. Artık cennette olduğuma eminim.

Böyle yerlerin mantığı üryan geldik üryan gidicez şeklinde özetlenebilir. Son derece barışçıl ortamlar.insanlar çok rahat.Konuşuyor,eğleniyor,birlikte oluyorlar.Sahilde birliktelik yaşamak yasak. Ama pek takan yok.Kamp alanında birlikte olunabiliyor.Siz de kendinize birini bulabilirsiniz.Bir kaç kişi gördüm öyle. Dünyanın her yerinden insan var.Ailece gelenler var.Öyle bir saat filan şortumla yüzdüm güneşlendim ama sonunda "Burda böyle oturamazsın,şortunu çıkarmalısın" diye uyardılar beni. Bende ortama uydum. inanılmaz güzel 2 gün/gece geçirdim.

Yeri nerde mi?; söylemiyim isterseniz. Vize de yok.Vallahi uçak kaldırırlar burdan.
Laf aramızda Türkiyeden de epey giden varmış; resepsiyonist kız söyledi.Tavsiye ederim...




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sevgiliyle İspanya - Valensiya

       Bu sene çok ara verdim yazmaya, hatta bazı ülkeler hakkında daha tek kelime karalamadım. Granadadan sonra rotamızı valensiyaya çevirdik. Hesapta La Tomatina yani domates festivaline katılmak var. Bu festival her yıl ağustos ayında yapılıyor. Bunol kasabası valensiyaya yakın ordan gidicez diye buraya geldik. Granadadan Valensiyaya otobüs yolculuğu zor geçti, ispanya düşündüğümden daha büyükmüş. Granada otogarda türk baklavası satıyorlar. Aldık. Ama bizimkinin yanından geçemez. Hep derim bazı lezzetler ait olduğu topraklarda güzel diye. Vardık hostele yerleştik. Sabaha festival var bizde hal kalmamış. O kadar dolana dolana tabi. Baya düşündüm, posamız çıkmış vaziyette olduğu düşündüğümden daha pahalı çıktığı için festivale katılmamaya karar verdim. İleri ki bir tarihe kalsın dedim. Hostelde festival biletleri satılıyor. Bunolde sabah saatlerinde kamyonlar domatesleri meydana yığıyor, millet başlıyor domates savaşlarına. Aynı günün akşamı da festival partisi oluy...

2024 Yılının Muhasebesi

     2024 yılında 2 yeni ülkeye gittim. Bahreyn ve Letonya. Bir kaçta yurt içi gezi yaptım. Bursa ve Balıkesir'e gittim. Bugünkü imkanlarım bu kadarına el veriyor. Körfez ülkesi Bahreyn çok durağan. Çok görülecek bir şeyde yok. Küçük bir ada ülkesi. Diğer Arap ülkelerine göre biraz daha serbest. Suudiler oraya eğlenmeye geliyorlar. Ayrıca ucuzdu. Çok sayıda Asyalı var. Masaj salonları işletiyorlar ve Hintliler getto kurmuş. Bir şey aldığın zaman fiyat olarak rupi söylüyorlar hatta. Türk'te çok var. Özellikle berberlik işi Türklerde. Bunlardan vatandaşlık almak neredeyse imkansız. Çarşı pazar gezmekle, sahilde yürümekle geçti günlerim. Şansıma Otel odam baya büyüktü. Kendimi kilitleyip kafamı dinledim.    Temmuz ayında da Letonya'ya gittim. Küçük şirin bir ülke. Yeşillikler içinde. Ben baltık huzurunu çok sevdim. Nüfus az. Kaldığım otel şansıma çok iyi çıktı. Odam çok büyük değildi ama buzdolabından mikrodalgasına kadar her şey vardı. Marketten alıp odamda pişird...