Ana içeriğe atla

Umman- Çölde ki Cennet


    


     Pek kimsenin gitmediği yerlere gitme hevesim var benim. Aklıma esti topladım çantamı ver elini umman. Gitmeden önce pek de araştırmamıştım. Giderken baya bi sürprizle karşılaştık. Motorlar çalışmış, uçak kalkıcak; pilot birden stop etti ve kule kalkışa izin vermiyor dedi. Haydee geri in aşağıya. Millet bastı küfrü. Birsürü kişinin dubai aktarmalı başka ülkeye başka havayoluyla gidişleri varmış. Komple yandı. Bereket versin benim dubai aktarmalı aynı havayoluyla ummana gidişim vardı, beni etkilemedi. Sabah 5 gibi bizi otele götürdüler. Öğleden sonra 16 gibi uçak havalandı. Bu sefer ummana dubaiden ertesi sabah 7 'de uçak var. Ben geceyi sandalye üstünde geçiremem dedim, orda da otele aldılar. Anlıycağınız yata yata başkent muskata geldim. Hayret ummana giden tek türk bendim. 
     Umman türk vatandaşlarına kapı vizesi uyguluyor. 20 Umman riyaline vizenizi hemen veriyorlar. 200 lira filan yapıyor yani. 1 umman riyali 10 lirayı geçti şuan. Türk lirasını geçtim 100 dolar veriyorsunuz 36 riyal veriyorlar size. Parası bu kadar değerli bir ülke daha önce görmemiştim.Vize 5 riyalmiş, zam gelmiş; yeni havaalanı yapılıyor para lazım demek. Ummana girişte mutlaka dönüş biletinizi görmek istiyorlar. Önümde bir ingiliz vardı ona bişey sormadı. Sıra bana gelince ne zaman dönüyorsun diyor. Dur baba yeni geldim daha. Neyse taksi tutup kalacağım hostele gittim. Umman da hostel sıkıntısı var. Ben bir tane bulabildim. Airbnb den oda kiralayabilirsiniz. Her halükarda gecelik 25 dolardan aşağı yer bulamazsınız. 
   Şehir merkezinden otele geliyoruz geniş yollar, tertemiz yemyeşil çevre. O klasik arap ülkesi izlenimini silin kafanızdan. Umman diğer arap ülkelerinden çok farklı. Adamlar harbi yapmış. İtiraf etmeliyim ki bir araptan böyle birşey beklemezdim. Başkenti muskat. Ülke türkiyenin yarısından biraz küçük ve nüfusu sadece 4,5 milyon. Onun da 600 bini işçiymiş. Ülkede filipinli ve hintli yabancılar ağırlıkta. 
     Aylardan kasım ama hava sıcaklığı 27 derecenin altına hiç inmiyor. Kaldığım yer ülkenin en büyük camii olan sultan qabus camiine yürüme mesafesinde. Kalktım önce onu gezmeye gittim. Müslüman olmayanlar saat 14'e kadar girebiliyorlar. Siz türkiyeli olduğunuzdan kimse size sorun çıkarmıycaktır. İstediğiniz saatte yürüyün girin. Camiyi ve çevre düzenlemesini çok güzel yapmışlar. Kendinizi binbir gece masallarında hissediyorsunuz. Zaten sinbat ve uçan halı efsanesi de umman kökenli.

Sultan Qabus camisinin önünde


Sultan Qabus camii



    Umman'ın başında Sultan Qabus isimli biri var. Öğrendiğime göre kendisi başbakanlarla görüşmüyor. Devlet başkanlarıyla da yarım saatten fazla görüşmüyormuş. Kimseyi takmam abi modunda adam. Umman osmanlı hakimiyeti altına hiç girmemiş. Adamı eleştirmek yasal olarak yasak.

Umman sultanı Qabus; Ufak tefek bişey



     Başkent muskatta evler hep beyaz, başka renk yasak. Öyle dubai gibi zevksiz gökdelenler yok. 2 katlı evler çoğunlukla. Halk ekseriyetle villalarda oturuyor. Memleket zengin. Herkesin 2-3 arabası var. O yüzden ülkede toplu taşıma zayıf. Başkentte kırmızı belediye otobüsleri var, havaalanından bu otobüslerle şehir merkezine gelebilirsiniz. İlk gün cami ve şehir merkezini gezdim. Cami kapısında avustralyalı turistlere denk geldim. Türkiyeliyim diyince; sorular hep aynı.

Avustralyalı turistlerle

Sonraki gün öğleden önce yine camiye gittim öğleden sonra bastım şehir merkezine kordonda dolaştım.

Muskat sahilinde; arkada ki gemi sultanın

Muskat sahilden görünüm

     Şehir merkezinde bile deniz tertemiz. Çarşı pazara girdim. Ummanın kapalı çarşıları ünlüdür. Ummanlıların kötü bir özelliği var. Fotoğraf çekilmeyi sevmiyor, tepki gösteriyorlar. Ortadoğuda herkes birbirinden korkuyor zati şuara. Ülke nüfusu islam dininin ibadiyye diye bi mezhebinden. Daha ılımlı bir bakış açısı. Ummanda kadınlar mini etek giyebiliyor. Tabi bu giyenler arap kadınları değil. Çoğunluğu yabancılar. Arap kadınının kaderi heryerde aynı. Umman da tıpkı mısırda olduğu gibi 4 kadınla evlilik yasal. Hatta uçakta arap bir kadına sen kaçıncı eşsin diye sormuştum. Ben tekim dedi. Kocası atladı ordan, 2. evlilik için para lazım demesin mi.

Muskat çarşısı

Neyse çarşıları alt üst ettim. Umman da balık ve hamur işi çok yaygın. Bi tabak hamur işi ve içeceği 600 baisaya (bizdeki 60 kuruş) alabilirsiniz.

Muskatta akşam yemeğim

Bi sabah balık pazarını görmek için erkenden kalktım. Sabah saatlerinde açık oluyor. Görmek için erkenden gitmelisiniz.

Muskat balık pazarı

     Öğleden sonra döndüm bizim hostele yakın kumsal gittim. Kilometrelerce uzunlukta kumsal. Tertemiz deniz,mis gibi hava ama denize giren kimse yok. Kumsal bomboş. Bende mi bi tuhaflık var, atladığım bişey mi var diye düşünüyorum. Öyle yarım saat kumsalda yürüdüm. Sonra 2 kişi gelip denize girince bende girdim. 

Kumsalda

     Ummanda alkol çok sıkıntılı, bulamıyorsunuz. Büyük oteller ve bazı kumsallarda ki barlarda varmış hepsi o kadar. Bana biyer söylediler akşam bira içesim geldi. Baya yürüdüm, mekan kapanmış. Eli boş döndüm.

Hepsi bu mu? Tabii ki hayır.
Daha vahalara gidicez, bekleyin...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çıplaklar Kampı Deneyimi; Şortu da Çıkarıyormuyuz?

     Bu yazı diğer gezi yazılarından farklı bir yazı olucak. Şurda şu var, burda bu var türü bir yazı değil. Yazımızın konusu Nüdizm yani çıplaklık; o yüzden rahatsız olan varsa makalenin geri kalanını okumaması rica/tavsiye olunur.      Avrupa sadece doğal güzelliklerden, etkileyici sanat eserlerinden,gece hayatından ibaret biyer değil. Çok özgür.Hatta geçen seneydi sanırım belediye başkanının biri ,Avrupada ki özgürlüklerden rahatsız olan varsa, bavulunu toplayıp s.tirip gitsin" dedi. İşte bu özgürlüklerden, rahatlıklardan biri de tümüyle çıplak kalabilmek ve bunun yaşanabileceği mekanlar. Çoğumuz yaz gelince bikiniyi,şortu,mayoyu giyip kendimizi deniz kenarına atmayı düşünürüz. O sıcaklarda yapılacak en iyi şeydir. Avrupaya ilk gidişimden önce burdan bir hocam "Boşuna umutlanma.İtalya koyu katolik,kızları üstsüz denize sokmuyorlar" demişti. Sonra yaz geldi,sahildeyim; bu lafı aklıma geldi "Yanıldığınız çok açık hocam" dedim kendime...

Sevgiliyle İspanya - Valensiya

       Bu sene çok ara verdim yazmaya, hatta bazı ülkeler hakkında daha tek kelime karalamadım. Granadadan sonra rotamızı valensiyaya çevirdik. Hesapta La Tomatina yani domates festivaline katılmak var. Bu festival her yıl ağustos ayında yapılıyor. Bunol kasabası valensiyaya yakın ordan gidicez diye buraya geldik. Granadadan Valensiyaya otobüs yolculuğu zor geçti, ispanya düşündüğümden daha büyükmüş. Granada otogarda türk baklavası satıyorlar. Aldık. Ama bizimkinin yanından geçemez. Hep derim bazı lezzetler ait olduğu topraklarda güzel diye. Vardık hostele yerleştik. Sabaha festival var bizde hal kalmamış. O kadar dolana dolana tabi. Baya düşündüm, posamız çıkmış vaziyette olduğu düşündüğümden daha pahalı çıktığı için festivale katılmamaya karar verdim. İleri ki bir tarihe kalsın dedim. Hostelde festival biletleri satılıyor. Bunolde sabah saatlerinde kamyonlar domatesleri meydana yığıyor, millet başlıyor domates savaşlarına. Aynı günün akşamı da festival partisi oluy...

2024 Yılının Muhasebesi

     2024 yılında 2 yeni ülkeye gittim. Bahreyn ve Letonya. Bir kaçta yurt içi gezi yaptım. Bursa ve Balıkesir'e gittim. Bugünkü imkanlarım bu kadarına el veriyor. Körfez ülkesi Bahreyn çok durağan. Çok görülecek bir şeyde yok. Küçük bir ada ülkesi. Diğer Arap ülkelerine göre biraz daha serbest. Suudiler oraya eğlenmeye geliyorlar. Ayrıca ucuzdu. Çok sayıda Asyalı var. Masaj salonları işletiyorlar ve Hintliler getto kurmuş. Bir şey aldığın zaman fiyat olarak rupi söylüyorlar hatta. Türk'te çok var. Özellikle berberlik işi Türklerde. Bunlardan vatandaşlık almak neredeyse imkansız. Çarşı pazar gezmekle, sahilde yürümekle geçti günlerim. Şansıma Otel odam baya büyüktü. Kendimi kilitleyip kafamı dinledim.    Temmuz ayında da Letonya'ya gittim. Küçük şirin bir ülke. Yeşillikler içinde. Ben baltık huzurunu çok sevdim. Nüfus az. Kaldığım otel şansıma çok iyi çıktı. Odam çok büyük değildi ama buzdolabından mikrodalgasına kadar her şey vardı. Marketten alıp odamda pişird...